18 Ocak 2016 Pazartesi

Yer degistirmen sıfır olabilir ama aldıgın yollar hep uzun olsun!

“Kuzeydeki güneyli nerden geliyor bu isim?”
5 sene Kıbrıs’ta yasadıktan sonra radikal bir karar verip Finlandiya’ya taşınmaya karar veren benden geliyor tabii ki.
“Ya kızım deli misin, Nasıl gideceksin oralara bir de neden yani?”
Uçakla! :P Yani eğitimde baya iyiler, gelişmiş bir ülke. Gittiğim üniversitenin bu alanda iyi çalışmaları var..
Bu gibi görünen bir çok neden var tabi kendime sakladıklarımda var.
“Çok uzak değil mi?”
3,564 km kadarcık. Ama uçakla 3 bilemedin 3,5 saat. Hem simdi uzaklık derken kime göre uzak. Bazen 10 dk.lik yol bile uzak!
Istanbul semalari, Agustos '15

“Bahsedilen kadar soğuk mu gerçekten?”
Kış aylarında ortalama sıcaklığın -18 °C olduğundan bahsediyoruz. Bazı zamanlar -30°C lari da bulduğu oluyor. Artık hepimizin kustuğu ugg’lar, koca koca botlar ayrılmaz bir parçanız haline geliyor. Burnunuz artık vücudunuzun bir uzvu değil adeta. Bağımsızlığını ilan etmiş bir şekilde devam ediyor. Mesela gözlük takamıyorsun nefes alıp verdikçe buğu yapıyor. Gecen de buz tutmuştu.
                                                  
                                                          Olagan bir kis gunu, Aralik '15
“Kış geldiği zaman hiç güneş doğmuyormuş, yazın da batmıyormuş. Öyle mi gerçekten?”
Yani tam olarak kafanızda canlanan görüntü gibi olmasa da öyle. Yazın her zaman güneş parıl parıl parıldamıyor. Ama batıp zifir karanlık gece de olmuyor. Tam ufuk çizgisinde kalıyor. Kış geldiği zaman da evet hiç aydınlanmıyor. Gündüz bir kaç saat gri oluyor sonra yine kapkaranlık. Güneş pek uğramıyor ama arada göz kırptığı oluyor. :)
                                                  
                                                                   Okula dogru, Ocak '16


“İskandinav insanları soğukmuş. Sence de öyle mi?”
Evet maalesef bizim gibi sıcakkanlı olduklarını söyleyemeyiz. Sana alışmaları, muhabbet etmeleri, arkadaşlık kurmanız biraz zaman alıyor. Ama o bağı yakaladığında artık her konuda güvenebilirsin.
Ben bu soruları niye mi sorup yanıtladım çünkü en çok bana bunları soruyorlar. Buraya gelemeyen, biraz bilgisi olup merak eden insanların bunları sorması çok normal. Ama zaten buraya gelmeyi kafaya koymuş, her şeyini hazırlamaya başlamış insanların bu soruları sormasını kabul etmiyorum. Çünkü kafana koyduysan, gerçekten istediğin oysa, o yola girdiysen zaten gelirsin. Bu sorular sadece iki küçük önemsiz ayrıntıdır.
Zaten eğer bu soruları düşünmeye yada sormaya başladıysan bence sen gitme, güvenli bölgende kal. Çünkü bunları düşünürsen gidemezsin, bırakmazsın. Ben hiç mi düşünmedim mi? Düşündüm tabi bazen içten içe korktum bile hatta. Kıbrıs yakindi, vizeye pasaporta gerek yoktu, ailemin uzaklığı bir uçak bileti bir sırt çantası kadardı. İsin rengi hafiften değişti tabi. Ama içimdeki gitme isteği, bilmediğim görmediğim bir yere gitme isteği, yeni yolculuklar, yeni umutlar, yeni hayaller isteği daha baskındı. Tüm o sorular sadece ufak bir ayrıntıydı. O gün geldiğinde elimde sadece  tek yön uçak bileti, 30 kiloluk bir bavul, bir sırt çantası bide minik el bavulu vardı. Peki arkamda ne vardı? Canimin içi annem, biricik babiskom bir de miniğim vardı. Sevdiklerimizi de bavula sığdıramıyor muyduk?  Sığdıramadım, Gerek de yoktu. Zaten onlar hep benimle, her zaman, her yerde. Sarilamasamda, telefonun ucundaki sıcacık seste, bilgisayar ekranindaki sevimli yüzde..
Simdi o zaman ki endişeleri, kararsızlıkları olan kıza diyorum: İyi ki! Simdi daha uzağa gitmelisin, hiç bilmediğin bir sokağa girmelisin, sokağındaki insanini görmelisin, birine merhaba demelisin, daha farklı dokular bulmalı, daha farklı şeyler tatmalısın! O yüzden taşınmaktan, uzağa gitmekten, yeni olandan korkmayın. Gidebildiğiniz kadar uzağa gidin dönemem diye de korkmayın. Toprak çeker bir kere. O yüzden insanın yer değiştirmesi sıfır olabilir, olağandır. Önemli olan aldığınız yollar uzun, bıraktığınız izler derin, hayatına dokunduğunuz insanlar çok olsun!
Unutmadan bir de hep denize kiyiniz olsun!
Stockholm, Ocak '16

Sevgiyle kalin,
Tampere, Finlandiya
Ocak, 2016

Begüm Gökçe S.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder