“Kuzeydeki güneyli nerden geliyor
bu isim?”
5 sene Kıbrıs’ta yasadıktan sonra radikal bir karar verip Finlandiya’ya taşınmaya
karar veren benden geliyor tabii ki.
“Ya kızım deli misin, Nasıl gideceksin
oralara bir de neden yani?”
Uçakla! :P Yani eğitimde baya iyiler, gelişmiş bir ülke. Gittiğim üniversitenin
bu alanda iyi çalışmaları var..
Bu gibi görünen bir çok neden var tabi kendime sakladıklarımda var.
“Çok uzak değil mi?”
3,564 km kadarcık. Ama uçakla 3 bilemedin 3,5 saat. Hem simdi uzaklık derken
kime göre uzak. Bazen 10 dk.lik yol bile uzak!
Istanbul semalari, Agustos '15
“Bahsedilen kadar soğuk mu
gerçekten?”
Kış aylarında ortalama sıcaklığın -18 °C
olduğundan bahsediyoruz. Bazı zamanlar -30°C
lari da bulduğu oluyor. Artık hepimizin kustuğu ugg’lar, koca koca botlar ayrılmaz
bir parçanız haline geliyor. Burnunuz artık vücudunuzun bir uzvu değil adeta. Bağımsızlığını
ilan etmiş bir şekilde devam ediyor. Mesela gözlük takamıyorsun nefes alıp verdikçe
buğu yapıyor. Gecen de buz tutmuştu.
Olagan bir kis gunu, Aralik '15
“Kış geldiği zaman hiç güneş doğmuyormuş,
yazın da batmıyormuş. Öyle mi gerçekten?”
Yani tam olarak kafanızda canlanan görüntü gibi olmasa da öyle. Yazın her
zaman güneş parıl parıl parıldamıyor. Ama batıp zifir karanlık gece de olmuyor.
Tam ufuk çizgisinde kalıyor. Kış geldiği zaman da evet hiç aydınlanmıyor. Gündüz
bir kaç saat gri oluyor sonra yine kapkaranlık. Güneş pek uğramıyor ama arada
göz kırptığı oluyor. :)
Okula dogru, Ocak '16
“İskandinav insanları soğukmuş.
Sence de öyle mi?”
Evet maalesef bizim gibi sıcakkanlı olduklarını söyleyemeyiz. Sana alışmaları,
muhabbet etmeleri, arkadaşlık kurmanız biraz zaman alıyor. Ama o bağı yakaladığında
artık her konuda güvenebilirsin.
Ben bu soruları niye mi sorup yanıtladım çünkü en çok bana bunları
soruyorlar. Buraya gelemeyen, biraz bilgisi olup merak eden insanların bunları sorması
çok normal. Ama zaten buraya gelmeyi kafaya koymuş, her şeyini hazırlamaya başlamış
insanların bu soruları sormasını kabul etmiyorum. Çünkü kafana koyduysan, gerçekten
istediğin oysa, o yola girdiysen zaten gelirsin. Bu sorular sadece iki küçük
önemsiz ayrıntıdır.
Zaten eğer bu soruları düşünmeye yada sormaya başladıysan bence sen
gitme, güvenli bölgende kal. Çünkü bunları düşünürsen gidemezsin, bırakmazsın.
Ben hiç mi düşünmedim mi? Düşündüm tabi bazen içten içe korktum bile hatta. Kıbrıs
yakindi, vizeye pasaporta gerek yoktu, ailemin uzaklığı bir uçak bileti bir sırt
çantası kadardı. İsin rengi hafiften değişti tabi. Ama içimdeki gitme isteği, bilmediğim
görmediğim bir yere gitme isteği, yeni yolculuklar, yeni umutlar, yeni hayaller
isteği daha baskındı. Tüm o sorular sadece ufak bir ayrıntıydı. O gün geldiğinde
elimde sadece tek yön uçak bileti, 30
kiloluk bir bavul, bir sırt çantası bide minik el bavulu vardı. Peki arkamda ne
vardı? Canimin içi annem, biricik babiskom bir de miniğim vardı. Sevdiklerimizi
de bavula sığdıramıyor muyduk? Sığdıramadım,
Gerek de yoktu. Zaten onlar hep benimle, her zaman, her yerde. Sarilamasamda,
telefonun ucundaki sıcacık seste, bilgisayar ekranindaki sevimli yüzde..
Simdi o zaman ki endişeleri, kararsızlıkları olan kıza diyorum: İyi ki!
Simdi daha uzağa gitmelisin, hiç bilmediğin bir sokağa girmelisin, sokağındaki
insanini görmelisin, birine merhaba demelisin, daha farklı dokular bulmalı,
daha farklı şeyler tatmalısın! O yüzden taşınmaktan, uzağa gitmekten, yeni
olandan korkmayın. Gidebildiğiniz kadar uzağa gidin dönemem diye de korkmayın.
Toprak çeker bir kere. O yüzden insanın yer değiştirmesi sıfır olabilir, olağandır.
Önemli olan aldığınız yollar uzun, bıraktığınız izler derin, hayatına dokunduğunuz
insanlar çok olsun!
Unutmadan bir de hep denize kiyiniz olsun!
| Stockholm, Ocak '16 |
Sevgiyle kalin,
Tampere, Finlandiya
Ocak, 2016
Ocak, 2016
Begüm Gökçe S.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder